28 TEMMUZ DÜNYA HEPATİT GÜNÜ
28 Temmuz 2022

hepatit-gunujpg.png

28 TEMMUZ DÜNYA HEPATİT GÜNÜ

             Viral hepatitler tüm dünyada yaygın olarak görülen, ülke ekonomilerini çok yakından ilgilendiren ciddi bir halk sağlığı sorunudur. Dünya genelinde hastalığın büyük oranda geç dönemde belirti vermesi ve hastaların büyük çoğunluğunun hastalıklarının farkında olmamaları nedeniyle hepatite dikkat çekmek amacıyla 28 Temmuz Dünya Hepatit Günü olarak belirlenmiştir. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2018 yılı Hepatit Günü için belirlediği tema, “Hepatiti Test Et ve Tedavi Et” tir. Böylece risk altında olan veya hastalığının farkında olmayan kişilerin bu konuya dikkati çekilerek teste yönlendirilmesi ve hastaların tedavi olma oranlarının artırılması hedeflenmektedir.

            Hepatit, en basit anlamıyla karaciğerin iltihabıdır ve pek çok nedene bağlı olarak oluşabilir. Bu nedenlerin başında viral enfeksiyonlar gelmektedir. Viral hepatitlere sebep olan farklı hepatit virüs tipleri (hepatit A, B, C, D ve E) bulunmaktadır. Bunlardan hepatit B, C ve D kronik karaciğer hastalıklarına yol açmaktadır.

           Hepatit A kontamine su ve besinlerle, kötü hijyenik koşulların olduğu yaşam alanlarında kolaylıkla bulaşabilen bir hastalıktır. Çocukluk çağında hafif belirtilerle geçirilen hepatit A enfeksiyonu, ileri yaşlarda daha ağır seyretmekte ve şiddetli karaciğer hastalığı ile ölümlere yol açabilmektedir. Ülkemizde 2012 yılı sonu itibariyle başlayan hepatit A aşı uygulamaları sonucunda hastalık görülme sıklığı 2015 yılında 0,9 ’a düşmüştür.  Ülkemizde çocuklara 18. ve 24. ayda, risk grubundaki kişilere de en az 6 ay ara ile 2 doz halinde sağlık kuruluşlarımızda ücretsiz olarak hepatit A aşısı yapılmaktadır.  

           Hepatit B ve Hepatit C virüsleri uzun dönemde kronik karaciğer hastalığı, siroz veya karaciğer kanserine yol açabildiği için ayrı bir öneme sahiptir.

           Hepatit B ve Hepatit C;

• Kontrol edilmemiş kan ve kan ürünlerinin transfüzyonuyla,

• Sterilize edilmemiş cerrahi malzemelerin kullanıldığı tıbbi ya da diş müdahaleleriyle,

• Kullanılmış enjektör paylaşımıyla,

• Tıraş bıçağı, diş fırçası gibi eşyaların paylaşımıyla,

• Sterilize edilmemiş araçlarla dövme, akupunktur ya da vücut takılarının uygulanmasıyla,

• Hepatit B ve C taşıyıcılarının aile içi temasıyla,

• Anneden bebeğe doğumda ve sonrasında,

• Güvenli olmayan cinsel ilişkiyle bulaşır.

            O yüzden, ailede veya aynı evde yaşayan bireylerden birinde hepatit B veya hepatit C tespit edildiğinde mutlaka diğer bireylerde de taranmalıdır.Hepatit B virüsünden korunmanın en etkili yolu aşılanmaktır. Hepatit B aşısı güvenli ve etkili bir aşıdır. Ülkemizde, hepatit B aşısı yenidoğanlara ve risk grubunda olan kişilere  0, 1 ve 6 ay şeklinde 3 doz ücretsiz olarak sağlık kuruluşlarımızda uygulanmaktadır. Hepatit C virüsüne karşı aşı henüz bulunmamaktadır, ancak tedavisi mevcuttur. Özellikle ülkemizde son yıllarda geri ödemeye giren yeni antiviraller ile 3-6aylık dikkatli bir tedavi ile başarıyla eradike edilmektedir.

          Hepatit D virüsü, hepatit B virus enfeksiyonu olan kişilerde hastalığa yol açar. Hepatit-B virüsünün yokluğunda enfeksiyon yapamaz. Fakat hafif seyreden HBV enfeksiyonunu daha ağır ve hızlı seyreden bir hastalığa dönüştürebilir. HDV kan ve kan ürünleri temasıyla, kas içi veya damar içi enjeksiyonlarla, deri ve mukoza yoluyla ve cinsel yolla bulaşabilir.

           Hepatit E virüsü fekal-oral (dışkı ile temas) yol ile bulaşır, vahşi ve evcil hayvanlarda bulunur ve akut enfeksiyona yol açar. Erişkinlerde çocuklardan daha sık görülür. Gebelikte geçirildiğinde hepatit E hastalığı daha ciddi seyreder. Özellikle gebelerde son 3 aylık dönemde düşük, erken doğum, ciddi karaciğer yetmezliği ile ölüm riskinin artmasına sebep olabilir. Hepatit E virüsünün spesifik bir tedavisi ve aşısı yoktur.

           Viral hepatitlerin dışında ilaçlara aşırı duyarlı olanlarda, türü tam olarak bilinmeyen toplama mantarla da toksik hepatit diye adlandırılan ölümcül seyredebilen akut hepatit tablosu da olabilir. 

           Tüm bunlar göz önüne alındığında çocuklarımızı düzenli şekilde aşılatırsak, kan ve cinsel yolla bulaşabildikleri için korunmalı cinsel ilişkiyle ilgili önlem alarak ve kaynağını bilmediğimiz ambalajsız toplama mantarlardan uzak durarak son olarak da hekiminizin reçete ettiği ilaçlar dışında eczaneden reçetesiz alınan ilaçlardan ve klinik çalışmaları olmayan bitkisel ilaçlar ve çaylardan uzak durarak hepatit enfeksiyonundan ve toksik hepatit olmaktan rahatlıkla korunabileceğimizi unutmamalıyız.
                                                                                                                                                                                                                                        
Uzm. Dr. Mehmet Usta

                                                                                                                                                                                                                                            İl Sağlık Müdür V.